SAĞLIK SORUNLARINDA BESLENME

 
 
 
ÇEŞİTLİ SAĞLIK SORUNLARINDA BESLENME
 
- KARACİĞER HASTALIKLARI VE BESLENME
 
- TİROİD HASTALIKLARI VE BESLENME            
        
 TİROİD HASTALIKLARINDA BESLENME 
 
Yemek yememizin asıl nedeni karnımızı doyurmak değil genetik yapımızın bize dayatmasıdır.Çünkü yaşamak için enerjiye ihtiyacımız var . Kalp ,karaciğer ve beyinimiz hiç durmadan çalışıyor.Devamlı soluk alıp veriyoruz,
Hakaret ederken kaslarımız çalışıyor.Tüm bu fonksiyonlar için enerjiye ihtiyacımız var .Yediğimiz ve içtiğimiz her şeyden enerji üretilebilmesi için vücudumuzda bazı kimyasal olaylar oluyor ve bu kimyasal olayların tamamına metabolizma deniyor .Bu sistemi ise boynumuzda hemen gırtlağın önünde yer alan sadece 25 gramlık bir bez olan tiroit bezi yönetiyor.İnanması zor ama iki kanadıyla bir kelebeği andıran gırtlağımızdaki bu küçücük bez kalpten akciğerlere ,karaciğerden beyne ve cilde kadar tüm hücrelerin nasıl çalışacağına karar veriyor.
 
HİPERTİROİDİ GUATR
 
Tiroit bezinin aşırı çalıştığı duruma hipertiroidi  guatr denir.Bu problem söz konusu olduğunda vücuda çok fazla tiroit hormonu pompalanıyor .Vücuttaki tüm fonksiyonlar hızlanıyor .Düşünceler ,sinir sistemi hızlanıyor.Ortaya sanki bir anda kafeinle yüklenmiş gibi gergin ,sinirli ,her an patlamaya hazır tahammülsüz,kolayca öfkelenen ve bu yüzden sosyal ilişkileri bile bozulan bir insan tablosu çıkıyor. İştahtaki açılmaya rağmen kilo verme ; kaslarda güçsüzlük el ayak avuç terleme ;ellerde titreme aşırı yorgunluk ;uyku bozuklukları ,sinirlilik ,gerginlik, öfke yada depresyon; çarpıntıları,kalp hızında artma hipertiroidi işaretleri olabilir.
 
HİPOTİROİDİ GUATR 
 
Enerji seviyeniz azaldı ,hafızanız eskisi gibi değil,kendinizi devamlı yorgun hissediyor ve depresyonda olduğunuzdan şüpheleniyorsunuz .Hiç geçmeyen kas ve eklem ağrıları canınızı sıkıyor .Kilonuzu korumakta güçlük çekiyorsanız Çok kolay kilo almaya ve zor kilo vermeye başladınız.Saçlarınız cansız ,mat görünüyor ve çabuk kırılıyor .Tırnaklarınız da son derece sağlıksız görünüyor .Çevrenizdekilerden ne kadar yorgun göründüğünüze dair yorumlar alıyorsanız.Muhtemelen sorunlarınızın tamamı hipotiroidi yüzünden yani tiroit bezinizin yeterince hormon üretememesinden kaynaklanıyor olma ihtimali çok yüksek .Hipotiroidi çok yavaş gelişen sessiz ve sinsice seyreden bir sağlık sorunudur. 
 
HASHİMATO HASTALIĞI
 
Hashimato bağışıklık sistemindeki bir sorun nedeniyle tiroid bezi zaman içinde yavaş yavaş harap oluyor. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde tiroit yetmezliği (hipotriodi )ortaya çıkıyor.Hashimato hastalığı %90 kadınlarda görülür.Hastalığın nedeni tam olarak bilinmiyor ancak bağışıklık sistemindeki bir sorundan kaynaklandığı biliniyor bağışıklık sistemi tiroit bezini yok etmeye çalışarak tiroit bezinde bulunan bir maddeye (TPO)karşı aşırı miktarda antikor (anti-TPO)üretmeye başlıyor.Süreç her hastada farklı işliyor.Kimi hastada hastalığa rağmen hormon üretimi normal kamaya devam ederken çoğunda zaman içinde yavaş yavaş azalıyor.
 
 
KANSER VE BESLENME
 
KANSERDE BESLENME
 
Fizyolojik bozukluk olarak tanımlanan Tümör organizmadaki bazı hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu oluşur .Bu sırada bazı hücreler kaybolan veya normal biyokimyasal işlevleri değişir.Hücrede oluşan bu değişme Benign ve malign olarak ikiye ayrılır.
Kişinin yaşadığı çevresi stresi,genetik yapısı ve bizi en fazla ilgilendiren beslenme örüntüsü hastalığın oluşumunda etken olduğu gibi hastalık da kişinin beslenme durumunu etkilemekte ,bu etkinliğin derecesine göre bir uygulanan tedavi yöntemleri de beslenme ile ilişkili olup hastanın beslenme durumuna paralel olarak etkinliğini göstermektedir.
Kanserin oluşumu farklı nedenlere bağlıdır.Bu nedenler arasında çevre koşulları başlı başına en büyük oranla ilk sırayı alır. Beslenmenin hastalıktaki payı çevre koşulları içine alındığında %70-75 yalnız değerlendirildiğinde ise %35-45 ,e vardığı kabul edilmektedir. Çevre ile beslenmenin bu derece iç içe olma nedenleri aşağıdaki gibi özetlenebilir.
 
 
- Protein ve Kanser: Yüksek miktarda hayvansal protein alımı kanser ile ilişkilendirilmektedir. Bunun nedenlerinden birisi yüksek miktarda hayvansal protein alındığında doymuş yağ tüketiminde de artış olmasındandır. Yapılan çalışmalarda doymuş yağ tüketimi ile meme, prostat, rahim, kolorektal, pankreas ve böbrek kanserleri kanser arasında ilişki olduğu bulunmuştur. Ancak yine de bu kanserlerin proteinle mi ya da doymuş yağ alımı ile bağıntılı olduğu tam olarak açıklanamamaktadır. Yağ içeriği yüksek et ve işlenmiş et tüketimi yerine alternatif protein kaynakları olan balık, tavuk sağlıklı pişirme yöntemleri ile tüketilmelidir. Nitrat, nitrit gibi katkı maddeleri içeren ürünlerden ( sucuk, sosis, salam vb.) uzak durulmalıdır.
- Yağ ve kanser:Yağlar vücudun enerji deposu olup vücutta sentezlenemeyen elzem yağ asitleri ve yağda eriyen vitaminlerin alınması için gereklidirler.Yağın her çeşidinin (sıvı veya katı, hayvansal veya bitkisel) fazla tüketilmesi özellikle prostat, meme, testis, rahim, yumurtalık ve kolorektal kanserlerinin oluşum riskini arttırmaktadır. Bu nedenle yağ alımını azaltmak için yemekler az yağ ile pişirilmeli özellikle et yemeklerine ilave yağ eklenmemeli kendi yağında pişirilmelidir. Doymuş yağların tüketimi azaltılarak doymamış yağ tüketimi arttırılmalıdır. Bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir. Yağ çeşidi ve tüketimi belirli bir denge içerisinde olmalıdır.
- Karbonhidrat ve kanser: Karbonhidratlar başlıca enerji kaynağımızdır. Yiyeceklerimizde en çok bulunan besin ögesidir. Başlıca çay şekeri, pekmez, bal, ekmek, sebze, meyve, kurubaklagil de bulunmaktadır. Et, balık ve tavukta az miktarlarda nişasta bezeri ‘glikojen’ denen karbonhidrat bulunmaktadır. Sebze, meyve, kepeği ayrılmamış tahıl ve kurubaklagillerde bir karbonhidrat türü olan posa (lif) bulunmaktadır. Posanın fazla alınması kabızlığı önleyerek barsakların düzenli olarak çalışmasını sağlamakta ve kolon-rektum kanserleri oluşumunu engelleyebilmektedir.
- Vitaminler ve kanser: Vitaminlerin genellikle kanser oluşumunu önledikleri belirtilmektedir. Vitaminlerin günlük önerilen miktarlardan az alınmasının kanser riskini arttırdığı bildirilmiştir.
- Mineraller ve kanser: İnsan vücuduna minerallerin çoğu içecek ve yiyeceklerle, bir kısmı hava yoluyla bazıları da deri ile alınır. Bazı mineraller kanserin oluşmasını önlemeye yardımcı olurken bazıları da kansere neden olur. Bazı minerallerde alım miktarına göre her iki şekilde de etki göstermektedir. Kanser oluşumuna neden olan başlıca mineraller nikel, kadminyum, kurşun, asbest (amyant) ve arseniktir. Kanserden koruyucu minerallerin başlıcaları selenyum, iyot, çinko, molibden, kalsiyum ve demirdir.
- Şişmanlık ve kanser: Besinlerle alınan enerjinin, gün boyu harcanan enerjiden daha fazla olması sonucu vücutta yağ olarak birikerek şişmanlığa neden olmaktadır. Genellikle şişmanlık kalori değeri yüksek besinlerin sürekli,  aşırı tüketiminden ve fiziksel aktivitenin azlığından kaynaklanmaktadır. Şişman bireylerde kanser normal kilolulara göre daha yüksek oranda görülmektedir. Bütün bunlardan ötürü hareketli bir yaşam tarzı alışkanlık haline getirilmelidir.Haftada 3-4 kez yapılan, 30-60 dakikalık orta şiddette fiziksel aktivitenin sağlığımız üzerindeolumlu etkileri vardır. Yapılan çalışmalarda fiziksel aktivitenin kanser riskini de azalttığı gösterilmiştir.  Fiziksel aktivite yaparak vücut ağırlığı kontrolü de sağlanmaktadır.
- Alkol, sigara ve kanser: Bağımlılık yapan bu iki maddenin ayrı ayrı kullanımlarının yanı sıra birlikte kullanıldıklarında da kanser riskini daha da arttırdığı bilinmektedir.  Bu nedende alkol ve sigara tüketimi sınırlandırılarak tamamen sonlanmalıdır.
- Besinler pişirme yöntemleri ve kanser: Pişirme yöntemlerinden biri olan mangalda pişirme yöntemi sağlık açısından güvenilir bir yöntem değildir. Mangal kömürüne yakın olarak pişirilen besinlerde sağlık açısından zararlı maddeler oluşmakta ve kanser riskini arttırmaktadır. Yine aynı şekilde kızartma, kavurma, közleme, tütsüleme gibi hatalı pişirme yöntemlerinin yerine haşlama, fırında pişirme gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmelidir.
 
 
GUT  HASTALIĞI VE BESLENME
 
GUT  HASTALIĞI 
 
Üre metabolizmasında oluşan bozukluk hiperürisermi ,tekrarlayan artrit atakları ve sinoviyal sıvıda yumuşak dokularda monosodyum ürat kristallerinin depolanması ile karakterize bir hastalıktır.
Gut vücuttaki yumuşak doku ve eklemlerde kristaller şeklinde aşırı ürik asit birikimi sonucunda oluşmaktadır.Ürik asit normalde vücutta ürik asit metabolizmasının yıkımı sonucunda oluşmaktadır.
 
GUT HASTALIĞININ TEDAVİSİNDE 
(yavaş ağırlık kaybı )
Alkollü içeceklerin tüketimini engellemek /sınırlandırmak 
Düşük pürin içerikli bir diyet uygulamaktır.
 
  
SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARINDA BESLENME 
 
Sindirim sistem  sindirim kanalı ( ağız farinks ösafagus mide inceve kalınbarsakdığı maddelrele kanalla  ilişkili olan organlardan  ( tükrük bezleri,safra kesesi ,pankareas )oluşur .Sindirim kanalına  erişkin bir bireyde ağızdan anüse kadar uzanan 5 m uzunluğunda bir tüptür. 
    
Sindirim sisteminin temel görevleri sindirim ve (emilim )işlevlerini yerine getirmektir . Gastrointestinal sindirim sistemi besin geçtiği     beslenme kanalı ve sindirime yardımcı destek organlardan oluşmaktadır.Beslenme kanalı ağız boşluğu farenks ,özofagus,mide ,ince bağırsak ,kalın bağırsak ve anüsü    içermektedir .Yardımcı organlar ise ,tükürük bezleri     karaciğer,safra kesesi ,safra kanalı ve pankreastan oluşmaktadır.
Sindirim sistemin çalışması sırasında nörolojik kas ve hormonal dengenin sağlanması gerekmektedir .Gastroenteroloğun değerlendirmesinden sonra beslenme uzmanının eşliğinde yapılacak tıbbi beslenme tedavisinin uygulanması önemlidir .Hastalığın tanısından sonra bireyin beslenme durumunun değerlendirilmesi ve buna bağlı olarak enerji makro ve mikro besin öğesi  ihtiyaçları saptanmalı gereksinmeleri  hesaplanmalıdır .Bireyin beslenme  programı hazırlanmalı önce sıvı dengesi de göz önünde bulunmalıdır. Sindirim sistem hastalıklarında özellikle bireye özgü beslenme programlarının önemi daha fazla ön plana çıkmaktadır.
Sindirim sistemi hastalıkları olan bireylerde  değişen besin alımı besinlerin sindirim ve emiliminin azalması ve artan besin ögesi kayıpları beslenme bozukluklarının da beraberinde getirmektedir .Beslenme yetersizliklerinin yanı sıra obezitenin  tedavisi de sindirim hastalıklarında önemlidir. Obezite sindirim sistemi hastalıklarının oluşumuna neden olabilmektedir.
 
- Ağızda varolan  çiğneme yutmaya engel hastalıklar
- Yemek borusu hastalıkları
- Mide hastalıları
        - Reflü 
        -Gastrit
        - Ülser
- Karaciğer hastalıkları
- Kalınbağırsak hastalıkları
            -Bağırsak mikrobiyatasının düzenlenmesi
            -Spastik kolon
            -İrritabl bağırsak hastalıkları
            -Kolonun divertikül sorunu
            -Kabızlık (konstipasyon)
            -Çocuk ve yetişkinlerde ishal
 
İSHALDE BESLENME
 
 Ne yapmak gerek: 
 
• Yemek hazırlama işlemine başlamadan önce  ,   önce ellerinizi bol su ve sabun ile yıkamaya gayret edin.
• Yeşil sebzeler, meyveler bol su ile yıkanmalı hatta son yıkama suyuna bir miktar sirke ilave ederek  kısmen de olsa hijyen sağlayabilirsiniz 
• Dışarıda satılan yiyecek ve içeceklerden uzak durmaya gayret edin. 
• Bütün yiyecek ve içecekleri (özellikle sıcakta çabuk bozulanları) buzdolabında  ve serin ve kuru ortamlarda  muhafaza etmeye çalışın.  
• Tavuk, balık, et vb. yiyecekleri buzluktan çıkardıktan sonra hemen pişirip tüketmeye gayret edin.
• Temiz kaynaklardan elde edilmiş suları tüketmeye gayret edin . ( şüpheniz var ise mutlaka kaynatmaya gayret edin.)
• Çiğ besinler ve pişmiş besinleri saklarken  birbirine yakın saklamamaya  dikkat edin .
• Yemekleri hazırlarken ve saklarken kullandığınız araç gereçleri ,yıkama işlemi yaptığınız  kapları  vb temizliği konusunda   dikkatli  olmaya gayret edin.
 
 
İshalde dikkat edilmesi gerekenler :
 
• Bol sıvı tüketilmeli
• Yağlı, kremalı, hamur işleri vb. yiyeceklerden uzak durulmalı
• Tüketilen tuz miktarı arttırılmalı (eğer tansiyon veya kalp hastası iseniz doktora danışarak)
• Haşlanmış patates, az yağlı makarna, az yağlı peynir, yağsız yoğurt, ayran, yoğurt çorbası, pirinç lapası veya yağsız pirinç pilavı, kepeksiz grisini veya ekmek, muz açık çay, kahve tüketilebilir.
Ancak ishal yoğun karın ağrısı, kusma ile devam ediyorsa mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Bağırsak hareketleriniz düzene girmesi ve ishalin ortadan kalkması ile eğer kilo probleminiz var ve bir diyetisyenin verdiği beslenme programını uyguluyorsanız devam edebilir eğer bir sağlık sorununuz yok ise günlük hayatınızdaki beslenmenizi sürdürebilirsiniz.
 
- Emilim bozuklukları           
 
- ÇÖLYAK HASTALIĞI VE GLUTEN 
 
Çölyak hastalığı genetik olarak yatkınlığı olan bireylerde başlıca buğdaydaki gluten ve arpa ,çavdar ,yulaf gibi tahıllardaki gluten benzeri diğer  tahıl proteinlerine karşı kalıcı intolerans olarak gelişen ince bağırsak hastalığıdır .Glutene  duyarlı  enteropati çölyak olarak da adlandırılır. Bu hastalık genellikle anlaşılamayan ve yeterince tanısı konulamayan en yaygın besin intoleransı hastalıklarından birisidir. Hastalık üzerinde     gluten proteini glutenin  ve gliadin olmak üzere  iki temel   yapıdan oluşur . . 
Gıda  sanayisinde endüstrisinde   buğday,arpa ,çavdar veya yulaf unlarından hazırlanan ekmek ,bisküvi,kek ,pasta vb fırıncılık ürünlerinin yanı sıra et ,sosis ,çorba gibi hazır gıdalarda da sıklıkla kullanılmaktadır. 
Çölyak hastalığı anne sütü alan bebeği sütten kestikten sonra her yaşta görülebilir .Çölyak genellikle erken çocukluk döneminde sık görülen bir hastalık olmakla birlikte uzun bir süre çölyak belirtilerinin ilk pik zamanı 9ay 2 yaş arasında erken belirti verebilirken 40 yıllık süre içersinde de gelişebilir .Kadınlarda çölyak görülme sıklığı erkeklere göre sırasıyla 2:1 ile 3: 1 arasında değişkenlik göstermektedir.
Günümüzde çölyak hastalığının tek tedavisi glutensiz diyet uygulamasıdır.Katı glutensiz diyet uygulaması     günlük gluten alımının 20 mg ,dan daha az alınması anlamına gelmektedir ve bu miktar yaklaşık olarak bir ince dilim ekmeğin %1,ine karşılık gelmektedir.Ancak her çölyaklının alt limitlerde olsa da ,tolere edebildiği (bağırsakta hasar oluşturmayan )bir gluten miktarı vardır. Çölyak hastaları için et ,balık,süt ve süt ürünleri,meyve ve sebzeler gibi geniş bir yelpazede besin seçenekleri     mevcuttur. Gıda endüstrisinde ticari kaygılar nedeniyle glutensiz olarak bilinen bazı besinlere gluten ilavesi yapılabilmektedir.
Gluten yaygın olarak ,ekmek,tahıl,makarna  gibi besinlerde bulunur .Ancak çorbalar  soslar,turşular,soya sosları,çorbalar,salata sosları gibi ürünlerde de gluten bulunabilmektedir.  
 
- LAKTOZ İNTOLERANSI 
 
Laktoz insan sütü dahil olmak üzere sütlerde doğal olarak bulunan glikoz ve galaktozun birleşmesiyle oluşan bir (dişakkarrittir)karbonhidrattır.Ayrıca bazı besinlerde bileşen olarak da kullanılabilmektedir.Süt ve süt ürünlerindeki temel karbonhidrat kaynağı laktozdur.Laktozun sütteki miktarı%4,4%5,2arasında değişebilmektedir.Laktoz enerji kaynağı olduğu kadar yapısında bulunan galaktoz da beyin dokusundaki  glikolipidlerin kaynağını oluşturmaktadır.Laktoz aside dayanıklı olduğundan midede hidrolize uğramadan ince bağırsaklara ulaşmaktadır. Normalde laktoz ince bağırsaklarda mukozadaki  epitel  hücrelerinin fırçamsı kenarında bulunan laktaz enzimi ile glikoz ve galaktoza parçalanır .Oluşan bu monosakkaritler emilir ve enerji kaynağı olarak kullanılır .Bebeklerde laktaz enzimi aktivitesinin normal aktivitesine göre düşük düzeyde olması laktaz eksikliği olarak tanımlanırken laktoz sistemini gastrointestinal semptomlara neden olması ise laktoz intoleransı olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca bulantı ,gaz, şişkinlik ,karın ağrısı diyeeeare gibi klinik belirti ve semptom gösteren /göstermeyen bireylere laktoz standart test dozu tek olarak verildiğinde bunu tolere edememe durumu olarak da tanımlanabilir .
 
İnsanlarda laktoz enzimiyle ilgili problemler genellikle laktaz enziminin doğuştan hiç olmaması veya doğumdan itibaren süt içme alışkanlığının azalması nedeniyle ortaya çıkmaktadır.Doğuştan gelen enzim eksikliğine konjennital laktaz eksikliği sonradan ortaya çıkan enzim eksikliğine ise erişkin tip hipolaktazi denir. Laktaz enzim eksikliği olan her bireyde semptom görülmese de laktoz intoleransı olduğu kabul edilir.
 
Süt ve süt ürünleri protein ve kalsiyum başta olmak üzere bir çok besin öğesi laktoz intoleransı olan kişilerde bile uygun miktarlarda yer verilmeli ve kesilmemelidir. 
DİYETİNFO olarak Sindirim Sistemi hastalıklarında amacımız bireyin besinsel ihtiyacının tespit edilip    , kişiye özel hazırlanmış beslenme programı ile  bireylerin besinsel ihtiyaçlarının karşılanıp varsa kullandığı ilaçları dikkate alarak  renkli çeşitli yeterli ve ölçülü beslenmesi sağlayarak   sağlığını geleceğe yönelik korumak ve oluşabilecek sağlık sorunlarının  önüne geçmektir.
 
 
BÖBREK HASTALIKLARINDA BESLENME                        
 
- Böbrek hastalarının içtikleri sıvı, protein ve yiyeceklerle aldıkları minerallerin miktarı önemlidir. 
- İyi bir diyet listesi, tüm bu miktarlara göre hazırlanmalıdır.
- Hastanın kilosuna göre ideal kilosu hesaplanır.Buna göre günlük alınan protein alımı belirlenir.
- Böbrek hastalıklarında mutlaka tuz azaltılmalıdır. 
- Özellikle yüksek tansiyon hastalığı da varsa, böbreğin yükünü azaltmak için tuz tamamen kesilmelidir.Dil, tuzsuz bir lezzete 6 ayda alışır. Bu nedenle böbrek yetmezliği yaşayan hastaların sabırlı olması gerekir.
- Katkı maddelerinden uzak durulmalıdır.
- Potasyum kısıtlanmalıdır. Potasyum içeren, asma yaprağı, patates, yeşil yapraklı sebzeler ve bazı meyveler çok az tüketilmelidir. 
- Fosforu yüksek olan yoğurt, peynir, süt, hatta balık da, hastanın durumuna göre ya kısıtlanmalı veya farklı pişirme teknikleri uygulanmalıdır.· Salamuralar, konserveler, hazır gıdalar, tütsülenmiş etler,kuruyemişlerin tüketimi de sınırlandırılmalıdır.
- Yiyeceklerde kullanılacak pişirme teknikleri, yiyecek değişim miktarları her hasta için farklıdır.Böbrek hastaları aynı zamanda diyabet hastaları da olabilirler.Bu nedenle yiyecek ölçümleri herkes için farklı olmalıdır.                                         
 
KEMİK VE EKLEM HASTALIKLARINDA BESLENME
 
CİLT SAĞLIĞI VE HASTALIKLARINDA BESLENME
 
Parmak izi gibi olan derimiz vücudumuzun en büyük  ağır organıdır.Ücudumuzun içini ve dışını sararak bir bariyer oluşturur.Bizi çeşitli  mekanik etki zararlı maddeler ve radyasyondan korur.
Cilt sağlığı  kişiye özel parmak izine benzer   vücudun içten gelen özellikle beslenmeyle  ilişkili sorunlarda ve yetersizliklerde  cilt sağlığında bozulmalar olduğu yapılan çalışmalarda gösterilmiştir.
   - Alerji
   - Atopik dermatit veya egzama 
   - Ürtiker
   - Ksantom
   - ANTİAGİNG BESLENME
 
Kişiye özel besinsel ihtiyaçların saptanıp  beslenme programlarının oluşturulması 
           
 ENFEKSİYON HASTALIKLARINDA BESLENME
 

Alt içerik

Diyetinfo İletişim / Ulaşım

Telefon 0 216 360 00 50
Whatsapp 0 532 411 30 68


Bağdat cad. No:299 Bulvar Palas Apt A Blok Kat: 2 D: 5 Caddebostan İstanbul

Diyetinfo Güncel

ONLINE BESLENME DANIŞMANLIĞI

Zayıflamak istiyorsunuz
ama vaktiniz mi yok?

E-konsültans, görüntülü
konuşma / danışma
hizmet ile Diyetinfo
her zaman yanınızda.


Randevu için tıklayın