GEBE VE EMZİKLİLİKTE BESLENME

 
 
 
GEBELİK  DÖNEMİNDE SAĞLIKLI BESLENMENİN ÖNEMİ
 
GEBELİK (Hamilelik) erişkin bir kadının başına gelebilecek   nesillerin devamıiçin  olası ve en  güzel olaydır.şeydir.  Hamileliğini öğrenen annelerin   birçoğunda çoğunda en çok merak edilen konulardan biri  NASIL BESLENECEĞİM ve  beslenme şeklinin nasıl olmalı.. 
 
GEBELİK (Hamilelik )döneminin sağlıklı ve kaliteli   geçirebilmek,  bu döneme  özgü komplikasyonları en aza indirmek ve  sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmek için yeterli besin depolarına sahip  olmak  be  hamilelik  döneminde de yeterli ve dengeli beslenmek  çok önemlidir.
 
GEBELİK DÖNEMİNİN  beslenmesindeki temel amaç:
 
Vücudun besin öğesi depolarını dengede tutmak,
Annenin fizyolojik gereksinimlerini karşılamak, 
Anne  karnındaki bebeğin normal büyüme ve gelişmesini sağlamak, 
Emziklilik döneminde yeterli süt  verimine destek olmak  olanak  sağlamaktır.
 
EĞER  GEBELİKTE  ANNE YETERLİ BESLENMEZ İSE 
 
Annenin yeterli beslenemediği durumlarda ise anne ve bebekte gözlenebilecek komplikasyonlar şu şekilde olabilir:
 
A- Anne Sağlığı İle İlgili Komplikasyonlar :
 
1 Artan enfeksiyon
2 Anneye ait komplikasyon ve ölüm riskinde artış,
3   Anemi
4   Dikkat dağınıklığı günlük hayatı devam ettirmekte zorlukUyuşukluk, güçsüzlük ve üretkenlikte azalma
 
B - Anne karnındaki bebeğin (Fetüsün) Sağlığı İle İlgili Komplikasyonlar :
 
1 Artan enfeksiyon riski
2 Fetal, neonatal ve bebek ölüm hızlarında artış
3   İntrauterin gelişim geriliği, düşük doğum ağırlığı ve prematürelik
4   Doğum defektleri VB
 
 
GEBELİK  VE KİLO ARTIŞI
  
Hamilelik  dönemi özel bir dönem ve yeterli dengeli beslenme oldukça önemlidir. Çeşitli komplikasyonlarla karşılaşmamak adına     enerji, protein, yağ ve diğer besin öğelerinin anneye özgü olarak planlandığı sağlıklı bir beslenme şekli ile gebelik dönemi boyunca yeterli oranda kilo kazanımı sağlanmalıdır.
Hamillelik  süresinbce  kazanılan   kilo dağılımı  nasıldır.
 
Ağırlık artışının kaynağı                               Ağırlık kazanımı (kg)
Bebek..........................................               3,5-4
Plasenta...............................................       0,5-1
Amniyotik sıvı........................................          1
ANNE 
Uterus.................................................         1
Göğüsler...............................................         0,5
Kan hacminde artış..................................            1,5
Vücut yağı............................................     2,5 veya daha fazla
Artan kas dokusu ve sıvı...........................            2-3,5
 
TOPLAM                                                         12,5 kg
 
 
Gebelik  süresince alınan kilo önemlidir ve tamamen  hamilelik öncesi ağırlığa bağlıdır.  Hamileik öncesi Gebelik öncesi annenin sağlıklı bir vücuda ve kilo aralığına sahip olması,  gebelik  dönemini ve sonrasını dahi etkiler .gebelik öncesinde   kilo fazlalığı olan  annenin  hamilieğiinde çok daha dikkatli olmak gerekir. Bu nedenle özellikle planlan   gebeliklerde önceki dönemde  kilo kontrolünün sağlanması  önemlidir.
Sağlıklı bir gebelik  ve doğum sonrası için  emzirme döneminde  kilo problemi yaşamamak için e 7-14 kg arası kilo kazanımı genelde sağlıklı kabul edilmektedir.yani iki canlısın daha fazla yemelisin önerilerine kulak asmadan sadece günlük ekstra ~300 kalori  anlamına gelmektedir.ile sağlanabilir. Ancak bireysel enerji gereksinimi gebelik öncesi kilo, boy, metabolik hız ve aktivite düzeyine göre değişkenlik göstermektedir. Enerji gereksinimi adölesan gebelik, çoklu gebelikler ve enfeksiyon gibi özel durumlara göre artış gösterebilmektedir.
Anne adayının alması gereken kilo değeri için gebeliğe başlangıç BKI'si (Beden Kitle İndeksi) önemlidir. BKI ( kg/m2 ) ; annenin kilo değerinin boyunun metre cinsinden karesine bölünerek elde edilir ve sonuca göre gebelik sürecinde alması gereken kilo değeri hesaplanabilir. 
 
Gebelik Dönemi İçin Kilo Kazanım Önerileri1
 
Gebelik Öncesi BKI Kategorisi Önerilen Toplam Kilo Kazanımı (Kg)
 
          BKI <19,8                       12,5-18,0
          BKI 19,8- 26,0               11,5-16,0
          BKI 26,0-29,0                    7,0-11,5
 
BKI = Beden Kitle İndeksi ( kg/m2 )
  
Sağlık sorunu yaşamayan  hamileler  İdeal BKI' ise  alması  gereken kilo 12,5'tir. Gebelik öncesinde fazla kiloları bulunan bir kişinin ise 7 kg alması yeterlidir. Ancak anne adayı zayıf ise  7 kg'lik bir kilo kazanımı   riskli olabilir.
   
GEBELİK SÜRESİNCE KİLO VEREBİLİR MİYİM ?
 
 En  sık sorulan soru   hamilelik  sürecinde kilo verilip verilemeyeceğidir.   TAMAMEN DOKTOR VE DİYETİSYENİNİN . Gebeliğin son üç aylık peryodu ise bebeğin zeka gelişimi açısından çok önemli bir süreç olduğundan kilo problemi ne seviyede olursa olsun zayıflama programı uygulanmamalıdır.
Son dönemde ise gebelik döneminde düşük kilo kazanımının anne adaÖNERİLERİ İLE ANNE ADAYININ KİLO VERMEKTEN ZİYADE SAĞLIKLI BESLENİP SAĞLIKLI KİLO ARTIŞININ SAĞLANMASI GEREKİR.  Doğum sonrasında, gebelik sürecinde kazanılan kiloların verilemeyeceği endişesi  anneleri  kalitesiz ve az yemek yemeye yönlendirmektedir . Ancak yapılan son araştırmalar gebeliğe başlangıç BKI'si < 18 olan ve gebelik süresince yeterli kilo alamayan anne adaylarının prematüre bebek dünyaya getirme risklerinin ve bu bebeklerin de ileriki dönemlerde kalp-damar hastalıkları, Tip 2 Diyabet ve tansiyon hastalığı gibi kronik hastalıklara yakalanma risklerinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca gebelik sürecinde yeterli kilo kazanmama anne adayının sağlığını da tehdit etmektedir.
  
GEBELİK DÖNEMİNDE GEREKEN ENERJİ ve BESİN ÖĞELERİ
 
ENERJİ
  
Her anne adayı kendi beslenme düzenini belirler.Ancak bilimsel veriler ışığı altında hamilelik döneminde annenin  yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite, biyokimyasal bulguları ve sosyal yaşantısı dikkate alınarak  anneye uygun  bir  beslenme programı  düzenlenmelidir.Bu şekilde    alması gereken enerji karbonhidrat, protein ve yağ oranları  tamamen kişiye özel olarak belirlenip  planlanmış olur.
 
PROTEİN
   
Proteinler bebeğin büyümesi için oldukça önemlidir. Temel yapı taşları olan proteinler   özellikle fetüsün normal büyüme ve gelişiminin sağlanması ve annenin depolarının dengede kalması açısından oldukça önemlidir. Gebelikte artan protein gereksinimini karşılamak için annenin kaliteli protein kaynaklarını (Beslenme programlarında  bitkisel ve hayvansal proteinler eşit oranda tüketilmelidir kırmızı ve beyaz et, süt ve ürünleri, yumurta, balık, kuru baklagiller, fındık, ceviz) tüketmesi gerekir.. 
 
KARBONHİDRAT
 
Günlük enerjinin ortalama %55-60'ı karbonhidratlardan gelmelidir. Karbonhidratlar vücudumuzun en önemli enerji kaynağıdır. Ancak, beslenme ile alınacak karbonhidratların  alı türü oldukça önemlidir. Özellikle gebelik döneminde sıklıkla karşılaşılan  gebelik diyabeti (gestasyonel diyabete =gebelik sırasında oluşabilen şeker hastalığı) yakalanma riskini azaltmak  temel hedef olmalıdır.Hamilelikte  hormonal değişimlerle birlikte diyabetin yanı sıra  sık gözlenen kabızlık durumunu önlemek adına basit karbonhidratlar (şeker, bal, reçel, pekmez, un, vb.) yerine posa içeriği yüksek olan kompleks karbonhidratlar ( kepekli ekmek, kuru baklagiller, sebze ve meyveler ) tercih edilmelidir.
 
YAĞ
 
Bebeğin beyin gelişiminin ise 2/3'ü anne karnında iken, kalan 1/3'ü doğumdan sonraki ilk üç yıl içerisinde tamamlanmaktadır. Bu nedenle annenin  beslenme programının yağ içeriği   önemlidir Beynin katı kısmının %50-60'ı yağlardan oluşmaktadır. Anne diyetinin doymuş (margarin,tereyağı) , çoklu doymamış ( ayçiçek, mısırözü, pamuk, soya ve balık yağı ) ve tekli doymamış yağ asitlerince (zeytinyağı) dengelenmiş olması ve özellikle çoklu doymamış yağ asitlerinden balık yağı ile desteklenmesi bebeğin zeka gelişimi açısından oldukça önemlidir.
 
SIVI
   
Gebelikte sıvı tüketimi özellikle idrar yolu enfeksiyonu, oligohidroamnios (bebeğin amnion sıvısının normalden az oluşu), erken doğum eylemi, solunum yolu enfeksiyonları, kabızlık ve ishal gibi birçok sağlık probleminin oluşumunu engellemesi adına, hem anne hem de bebek sağlığı açısından oldukça önemlidir. Gebelerin günlük ortalama 2-2,5 litre sıvı almaları gerekmektedir.
Bu sıvının yaklaşık 2  -2.5 litresini su,  açık çay ıhlamur olarak kullanılabilir. Yeterli sıvı tüketimi hormonal  değişimle birlikte gözlenen mide-barsak sorunlarının çözümüne de yardımcı olacaktır. 
 
GEBELİK DÖNEMİNDE VİTAMİN ve MİNERALLERİN ÖNEMİ
 
Hamilelik  döneminde kan ve diğer dokuların oluşumunda oldukça önemli yer tutan vitamin ve minerallere olan ihtiyaç artar. 
* Temel besin öğelerdir.
* Vücudumuz tarafından üretilemezler .
* Bebeğin gelişimi ve büyümesi için gereklidir.
   
Vitaminler ve mineraller vücudumuzda gerçekleşen tüm metabolik süreçlerde anahtar rol oynayan, organizmada bir çok işlevin  aksamadan  yapılmasını sağlayan besin öğeleridir.Mineraller , kemik ,diş ve birçok dokularda  hücrelerin önemli kısmını oluşturan enzimlerle birlikte organizmanın düzenli çalışmasını sağlayan ve hızlandıran besin öğeleridir.
Genellikle gebe kalmaya karar verildiğinde ,anne adayında vitamin düzeyleri  eğer sağlıklı beslenme söz konusu değilse yeterli değildir. Planlı hamileiklerde gebeliğe karar verildiği andan itibaren düzenli vitamin ve mineral alımına özellikle dikkat etmelisiniz . hamileliğin ardından emzirme  döneminde de   da sütle birlikte  önemli miktarda vitamin ve mineral kaybı söz konusu olabilmketedir.
 
VİTAMİNLER
Gebelik birlikte  annenin beslenme  programında  ve B vitaminlerinin gereksinmesi artmaktadır.Yeni vücut hücrelerinin bebekte oluşması için proteine yardımcı olarak B 6 VİTAMİNİ ,B12 vitamini ve folik asit gereklidir.Hamilelikte günlük folik asit gereksinimi 800 mcg,dır. Gebelik ten  önce ve gebeliğin ilk döneminde alınan folik asit ,bebeği nöral tüp defekti ve diğer konjenital anormalilere karşı korur.Ayrıca eksikliği gebelerde megaloblastik anemiye (kansızlık)yol açabilir,bebeklerde ise düşük doğum ağırlığı riski artabilir.
 
FOLİK ASİT VE B VİTAMİNLERİ
Folik asit nöral tüp defektlerinin önlenmsinde çok önemlidir.B12 eksikliği preeklampsi ve erken doğum riskine yol açar. Aynı zamanda annenin yetersiz B12 alımı bebekte merkezi sinir sistemi bozukluklarına yol açmaktadır Folik asidin diğer B vitaminleriyle birlikte alınması yaralılığını artırmaktadır.Bu nedenle , Gebelik öncesi ve gebelik   döneminde folik asit ve multivitamin alımı anneyi bebeği korur.
 
C VİTAMİNİ
 Sağlıklı bir beslenme programı ve mevsimindeki meyve ve sebzeler ile alınan  C vitamini,annenin bağışıklık sistemini  güçlendirip, demir emilimini artırırken,bebeğin sağlıklı kemik ve iş gelişiminde önemli rol oynamaktadır.
 
D VİTAMİNİ 
  Gebelik  döneminde D vitamini yetersizliği hem anneyi hem de bebeği etkilemektedir.Yetersiz annede kemik kaybına , kalsıyumun yeterli kullanılamamasına, annenin osteomalazi ,bebeğin raşitizm ,bıngıldakların kapanmaması gibi sorunlarla karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır.
 
A VİTAMİNİ 
Gebelik  döneminde A vitamini yetersizliği zaman zaman karşılaşilan sorun olabilmketdir. ,Annede düşük tehlikesinin artması, bebekte üriner sistemde anomalilerin ortaya çıkmasına neden oynamaktadır.
 
E VİTAMİNİ
Hamililik  döneminde E vitamini, bebeğin doku gelişiminde rol oynamaktadır.
 
MİNERALLER 
 
Gebelik döneminde minerallere olan gereksinim de artmaktadır. Bu mineraller içinde en önemlileri demir,çinko , iyot ve kalsiyumdur. 
 
DEMİR 
Gebelik  demir ihtiyacı artmaktadır.Artan demir ihtiyacının karşılanması için normal gereksinime  ek olarak multivitaminlerle birlikte demir alınmalıdır.  Beslenme programı  mutlaka demir içeriği yüksek besinlerden zengin olmalı. Demirden zengin besinlerin (kırmızı et,kümes hayvanları,kuru baklagiller, kuru meyveler, pekmez ) yer alması gerekmektedir. Ayrıca demir emilimini engelleyen çay ,kahve içiminin engellenmesi ve mutlaka yemeklerle birlikte C vitamini içeren taze meyve sularının , salataların bulunması ,demirin vücutta kullanımını arttıracaktır.
 
KALSİYUM 
Ayrıca  annenin kemik ve diş sağlığını korumak ve bebeğin iskelet sistemi için adına kalsiyumdan zengin Süt ve süt ürünleri ,koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller mutlaka annenin beslenmesinde kullanılmalı.
 
İYİ KAYNAKLARI NELERDİR ?
 
Süt ,yoğurt,peynir ve dondurma gibi düşük yağ  oranına sahip süt ürünleri.
Brokoli ,pazı ve ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler
Sardalye ve somon balığı 
Badem ve  diğer kuruyemişler 
Tahıllar ve ekmekler gibi kalsiyumdan zenginleştirilmiş yiyecekler
 
ÇİNKO
Çinko  eksikliğinde bebekte düşük doğum ağırlığı ve annede beslenme sorunlar
oluşmaktadır.Hayvansal kaynaklı besinler çinko açısından zengin kaynaklardır. 
 
İYOT
 Gebelik döneminde İyot yetersizliği,  annelerde ve bebeklerde ,bebek ve çocuklarda büyüme geriliği,zeka geriliği ,anlama ve öğrenmede güçlüklere neden olmaktadır. 
 
 GEBELİK DÖNMİNDE VİTAMİN MİNERAL İHTİYACI NEDEN ARTAR ? 
  
Gebelik  öncesinde katı diyet diyet, sigara kullanımı,alkol)
Gebelik   öncesinde doğum kontrol hapı kullanılması
Beslenme alışkanlıkları
Yakın zamanda geçirilmiş  hamilelik
Bebeğin büyümesine bağlı gereksinim artışı
Bulantı ve kusma nedeniyle yetersiz beslenme
 
 GEBELİKTE  VİTAMİN  -MİNERAL DESTEĞİ KİLO ALDIRIR MI ?
  
Vitamin ler iştahı artışına neden olmayacağı gibi kilo artışı yağlanma sorunu ortaya çıkarmaz.SAĞLIKLI bir  metabolizma için çok önemli görevler üstlenirler.
 
GEBELİKTE  EGZERSİZ 
 
Yaşamın her döneminde olduğu gibi gebelik döneminde de egzersizin önemli bir yeri vardır. Düzenli egzersizin anne sağlığı için önemine bakacak olursak:
Hızlı kilo artışınınönüne geçer
Gebelik  vücudu dirençli ve formda tutar, yorgunluğu önleyerek vücudun daha enerjik olmasını sağlar. Gözlenebilen bel ve sırt ağrılarının hafifletilmesine yardımcı olur. 
Kabızlığı çözer 
Varis oluşumunu önler. 
Ödemi azaltır. 
Gestasyonel diyabet oluşum riskini azaltır. 
Kasları doğum için güçlendirir. 
Doğum sonrasında da vücudun daha kolay eski formuna kavuşmasını sağlar.
 
Anne adayının kendisi için en uygun fiziksel aktivite türünü doktoruna da danışarak seçmesi gerekmektedir. Genel olarak  yürüyüş, yüzme, bisiklet ve yoga gibi daha kısa süreli ve hafif egzersizler tercih edilmelidir. Ağır ve zorlayıcı egzersizler hem bebeğin kemik yapısının bozulmasına sebep olabilmekte hem de anne sağlığını riske sokmaktadır.
Anne adayının egzersiz ile kaybettiği sıvının da yerine konması özellikle hidroamnios oluşum riskini önleyecektir. Egzersizler esnasında yemek yeme düzeni de oldukça önemlidir. Yemek yedikten en az bir saat sonra egzersize başlanmalıdır. Mide doluyken yapılan egzersiz, rahat hareketi engellemekle birlikte bulantı ve göğüs ağrılarını da artırmaktadır.
 
GEBELİKTE BULANTI
 
Gebeleri  en çok etkileyen ve sıklıkla karşılaşılan  sorundur.. Genel olarak hormonal değişimler, özellikle de progesteron düzeyindeki artış bulantılara sebep olmaktadır. Günün herhangi bir saatinde oluşabildiği gibi genel olarak sabah saatlerinde ortaya çıkması sebebiyle ‘Sabah Hastalığı’ olarak bilinmektedir. Bulantılar birinci trimesterin (ilk üç aylık dönem) sonlarına doğru genel olarak azalmaktadır.  Bazı annelerde    bulantı sürekli olabilir ve ağırlık, su-elektrolit kaybı (dehidratasyon) gibi önemli sağlık sorunları yaratabilir. Beslenmenizde yapacağınız küçük değişimlerle bulantılarınız hafifletebilirsiniz.
Sabah yataktan yavaşça kalkmalı ve ani hareketlerden kaçınmalısınız. 
Sabah yataktan kalkmadan önce; bir miktar kraker, kuru tahıl gevreği, sade kızarmış ekmek veya yağsız tost tüketebilirsiniz. 
Az az sık sık, 5-6 öğün şeklinde beslenmelisiniz. Uzun süre aç kalmak bulantılarınızı artırabilir. 
Sıvı  yiyecek ve içecekleri  Çorba, su gibi öğünlerle birlikte değil öğün aralarında tüketmeye çalışın 
Gebe kadınların koku hassasiyeti çok fazla olduğu için yemek pişirme sırasında bulunduğunuz ortamı havalandırmaya çalışın 
Yağlı Kokulu, baharatlı, yağlı, kızartılmış besinlerden uzak durun  
Kraker Sade makarna, , patates, pirinç, meyve ve sebze gibi bulantı yaratmayacak  besinler öncelikle tercih edilbilir.
 
GEBELİKTE  MİDE YANMASI
 
Hamileliğin  son üç aylık döneminde ortaya çıkar. Genişleyen uterusun mide üzerinde oluşturduğu baskı sonucu öğün sonrasında mide yanması hissedilebilir. Beslenmenizde yap   acağınız küçük değişimlerle bulantılarınız hafifletebilirsiniz.
Çok hızlı yemek yemeye çalışmak
Az az sık sık, 5-6 öğün şeklinde beslenme 
Ağır kokulu, baharatlı, yağlı, kızartılmış besinlerden  uzak durma 
Kafeinli içecek ve yiyecekler Çay, kahve, kakao gibi   mide ekşimesine sebep olabileceği  için tüketmemeye gayret edin
 
GEBELİKTE  AŞERME ve PİKA
 
Aşerme zamansız ve akla gelmeyen yiyecekleri çok arzulamak olarak bilinmektedir. Özellikle gebeliğin ilk üç aylık sürecinde daha sık gözlenir.  Ancak bu durum beslenme şeklindeki bir dengesizlikten dolayı belli bir besine yönelme hali de olabilir. Turşu, muz gibi besinlere eğilim ise vücutta belli minerallerin eksikliğinin habercisi de olabilir.Aşerme genel olarak tatlı ve ekşi gıdalara olabildiği gibi toprak, kiremit tozu, kil gibi yeme alışkanlıklarımızla ilgili olmayan maddelere de olabilir. Pika olarak adlandırılan bu durum kansızlık ya da başka bir beslenme bozukluğunun habercisi olabilir.    
 
GEBELİKTE  KABIZLIK :
 
Gebeliğin  son üç aylık periyodunda uterusun kalın barsak üzerinde oluşturduğu baskı, sindirim sisteminin daha fazla besin öğesini emiyor olması ve kilo artışıyla birlikte fiziksel aktivitenin azalması bazı hormonların barsak hareketlerini yavaşlatıcı etkisi,   konstipasyon (kabızlık) oluşumuna sebep olmaktadır. Kabızlık oluşumunu azaltmak için;
-2.5-3 Lt   sıvı tüketin. 
- 5 PORSİYON Sebze-meyve tüketmeye çalışınız.(özellikle armut, kayısı, erik gibi barsak hareketlerini hızlandırıcı meyveler
-Tam tahıl ürünleri tüketmeye çalışınız. ( beyaz pirinç yerine esmer pirinç, beyaz ekmek yerine kepek ekmeği tüketmek gibi) 
-Kuru baklagilleri haftada 2-3 kez  tüketin
- Öğünlerinizi düzenli   tüketmeye özen gösteriniz. 
- Düzenli  yürüyüşler veya doktorunuzun izin verdiği egzersizi yapmaya çalışmak  barsak hareketlerinizi düzenleyecektir. 
 
 GESTASYONEL DİYABET  ( HAMİLELİK DİYABETİ )
 
Gestasyonel diyabet, gebeliğin 24. haftasından sonra ortaya çıkan  Diyabet türüdür. Gebelik dönemindeki annelerin %2-4 ünde ortaya çıkabilmektedir. Genellikle  doğumdan sonra  kan şekeri normal düzeylere düşer. Kan şekeri yüksekliğinin gebelikte varlığı, özellikle bebeğin sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşır.  Bu dönemde yapılması gereken işlem Kadın doğum hekimlerinin yönlendirmesi ile birlikte tarama ve yükleme testinin  yapılmasıdır.   Kan şekeri yüksekse tanı koyulduysa özenle bir  Kadın Doğum ,Endokrin doktorları tarafından medikal tedavisi planlanmalı   ve Diyetisyen  desteği ile Tıbbi Beslenme Programı uygulanarak  annenin kilo ve kan şekeri takibi yapılmalıdır. Bu dönemde var olan kan şekeri yüksekliğinin kontrolü bebeğin iri doğmasını önler, doğum travmalarının önüne geçer ve doğum sonrası ortaya çıkabilecek bebekte hipoglisemi, kalsiyum düşüklüğü, solunum zorluğu gibi komplikasyonları önler. Doğumdan sonraki 3. ayda mutlaka doktor kontrolü ile kan şekerleriniz takip edilmeli gerekirse  yeniden yükleme testi yapılarak gebelikten sonra diyabetin kalıcı olup olmadığı da kontrol edilmelidir 
Gestasyonel diyabet   tanısı konan birey doğumdan sonra aktif bir yaşam sürmeye, ideal kilosunu korumaya ve diyabet gelişmini kolaylaştırabilecek ilaçlardan uzak durmaya özendirilmelidir.
 
GEBELİKTE   BİTKİ ÇAYLARI  TÜKETİMİ ?
 
Almanya’da 1978 yılında kurulan ve medisinal bitkiler konusunda uzman doktor, eczacı, farmakolog, toksikolog, epidemiyolog ve diğer ilgili bilim dallarından uzmanlardan oluşan kurul E’ nin bildirilerine göre ‘Aloe vera’, barut ağacı, rezene, meyan, nane ve papatya kombinasyonu, meyan, çuha çiçeği, hatmi ve anason kombinasyonu, sinameki, nane yağı ve Frenk kimyonu yağı kombinasyonu, ardıç, meyan kökü, adaçayı ve sinameki bitkileri gebelikte kullanılmamalıdır.2 Bitkiler ilaç-benzeri etki gösterebilecekleri için henüz doğmamış bebeğiniz için tehlikeli olabilir. 
Papatya çayının uterus üzerinde zararlı etkilerinin olabildiği ve gebeler tarafından kullanılmaması gerektiği rapor edilmiştir. Adaçayı, sinameki, fesleğen, keten tohumu, ahududu gibi çaylar sıkça tüketildiklerinde gebelikte düşük ve kanama riskini artırmaktadır. Yine fesleğen, biberiye, lavanta, yaban mersini, sarı kanturon, melisa yaprağı, keti otu, oğul otu, aloe vera, karahindiba gibi bitkisel çaylar da düşük, kanama ve erken doğum riskini artırabilmektedir. 
Doktorunuzun bilgisi dışında bu tür ürünleri kullanmamaya gayret edin.
 

Alt içerik

Diyetinfo İletişim / Ulaşım

Telefon 0 216 360 00 50
Whatsapp 0 532 411 30 68


Bağdat cad. No:299 Bulvar Palas Apt A Blok Kat: 2 D: 5 Caddebostan İstanbul

Diyetinfo Güncel

ONLINE BESLENME DANIŞMANLIĞI

Zayıflamak istiyorsunuz
ama vaktiniz mi yok?

E-konsültans, görüntülü
konuşma / danışma
hizmet ile Diyetinfo
her zaman yanınızda.


Randevu için tıklayın